ix3OM. Oluşturulma Tarihi Ağustos 24, 2021 0423Devletlerin yönetimlerinde çeşitli dönemler bulunur. Özellikle de Osmanlı imparatorluğunda Tanzimat dönemi oldukça merak edilmiştir. Tanzimat dönemi nedir ve ne zaman başladı? Tanzimat dönemi özellikleri nelerdir? Tüm ayrıntıları ile sizler için dönemi, Osmanlı İmparatorluğunda başlayan bir dönemdir. Tanzimat döneminde pek çok farklı reform ve çeşitli düzenlemeler de uygulanmıştır. Tanzimat Dönemi Nedir? Osmanlı imparatorluğunda Tanzimat döneminde önemli gelişmeler olmuştur. Tanzimat döneminde birbirinden farklı reformlar ve çeşitli düzenlemeler olmuştur. Tanzimat dönemi iyi yorumlandığı takdirde Osmanlı imparatorluğuna da ışık tutulabilir. Tanzimat dönemi aynı zamanda Tanzimat fermanı olarak da adlandırılır. Tanzimat dönemi modernleşerek batıya ayak uydurma anlamı taşır. Tanzimat döneminde pek çok yenilik de yapılmıştır. Tanzimat Dönemi Nasıl Başladı? Osmanlı döneminde Tanzimat fermanı 1839 yılında çöküş döneminde başladı. Osmanlı imparatorluğunun bu döneminde pek çok yenilik ve düzenleme oluşmuştur. Batılılar Tanzimat dönemine Osmanlı reformu da derlerdi. Tanzimat dönemi genel olarak meşrutiyetin sona ermesi ile birlikte ortaya çıkmıştır. Batıya ayak uydurulması için çeşitli gelişmeler sonucu Tanzimat dönemi başlamıştır. Sonrasında ise yeni gelişmelerin ardından Tanzimat dönemi de sona erdi. Tanzimat döneminin Türk edebiyatına da çok büyük etkileri bulunmaktadır. Tanzimat döneminde halkın kolay anlayacağı şekilde eserler ortaya konulmuştur. Tanzimat Dönemi Özellikleri Tanzimat dönemi süresi neredeyse 37 yıl kadar döneminde halk için çok sayıda reform ve yenilik de devletinde Tanzimat döneminin ön plana çıkan bazı padişahları bulunmaktadır. Özellikle Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz öne çıkan padişahlar devletinde sanat batılılaşmaya başlamıştır. Bu dönemde ise özellikle batı sanatı da çok fazla ön plana döneminde yeni tiyatro ile birlikte sahne dili teknikleri ön plana fermanı üzerinden yeni gelişmeler yaşanmaya başlanmıştır. Bu dönemde başarılı gelişmeler de ele döneminde halkın anlayabileceği şekilde şiir ve yazılar ortaya çıkmıştır. Halk edebiyatına olan ilgi de her geçen gün döneminde askeri alanda, edebiyat alanında ve eğitim alanında çok fazla yenilikler de döneminde ıslat fermanları üzerinden de yeni gelişmeler yaşanmıştır. Çok fazla başarılı gelişmeler ön plana Döneminin Etkileri Nelerdir? Osmanlı imparatorluğunda Tanzimat dönemi pek çok özelliği ile ön plana çıkmaktaydı. Tanzimat döneminde de Türk edebiyatı önemli bir yere sahipti. Eserlerde de halkın anlayacağı dil ön plana çıkmıştır. Tanzimat döneminde dil çok sadeleşmiştir. Sade dil ile birlikte halk edebiyatına ilgi de çok fazla artmıştır. Tanzimat döneminde yeni şairler de yetişmiştir. Şiire olan ilgi her geçen gün artmıştır. Tanzimat döneminde ülkede düzeni sağlamak da amaçlanmıştır. Batılılara göre yapılan reformlar sonucunda önemli gelişmelere imza atılmıştır. Tanzimat Dönemi İle İlgili Merak Edilenler Tanzimat dönemi batılılaşma olarak ön plana çıkmaktadır. Ülkede düzenin sağlanması için Tanzimat fermanı yayınlanmıştır. Tanzimat dönemi nedeniyle idari, askeri, hukuk ve eğitim gibi alanlarda çeşitli gelişmeler ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu dönemde sanat üzerinden de farklı çalışmalar ele alınmıştır. Bu dönemdeki çalışmalar da tarihe geçmiştir. Osmanlı döneminde 1839 ve 1876 yıllarını kapsayan süreçte Tanzimat döneminde ıslatlar çok fazla olmuştur. Özellikle belirli dönemlerde de çeşitli yenilikler ön plana çıkmıştır. Tanzimat döneminde de Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz de yaptıkları icraatlar ile ön plana çıkarlardı. Siyasi ve askeri alanda çok fazla yenilikler olmuştur. Tanzimat döneminde halk için önemli değişiklikler yapılmıştır. Her alanda çeşitli gelişmeler ön plana çıkarken yenilikler modernleşmenin önünü açmıştır. Tanzimat Dönemi GazeteleriTakvim-i Vekayi 1831 Türk edebiyatında çıkarılan ilk gazete olarak kabul gören resmi gazetedir. … Ceride-i Havadis 1840 … Tercüman-ı Ahval 1860 … Tasvir-i Efkar 1862 … Muhbir 1866 … Hürriyet 1868 … İbret 1870 … Tercüman-ı Hakikat 1878Tanzimat dönemi hangi gazete ile başlar?Tanzimat döneminin en önemli gazetelerinden birisi de İbrahim Şinasi ile Agah Efendi'nin birlikte çıkardıkları Tercüman-ı Ahvâl gazetesi olmuştur. Bu gazete Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk edebi ve özel gazete olup Tanzimat edebiyatının başlangıcı sanatçılarından hangileri gazete çıkarmıştır?Tanzimat Dönemi Edebiyatında İlk GazetelerTakvim-i Vekayi ilk resmi gazete olarak 1831'de çıkarılır. … Ceride-i Havadis yarı resmi yarı özel İngiliz Churchill tarafından 1840'ta çıkarılır. … Tercüman-ı Ahval, ilk özel Türk gazetesi olarak 1860'ta Şinasi ve Agah Efendi ile birlikte döneminde gazetecilik neden önemli?Bu dönemde edebiyatımıza giren yeni türlerin içinde diğerlerine nazaran gazeteciliğin önemi büyüktür. Çünkü; makale, fıkra, haber, röportaj, sohbet, mülakat, anı, gezi, şiir, inceleme vb. Pek çok türün gelişmesinde ve yaygınlaşmasında gazetenin payı dönemi romanının özellikleri nelerdir?Tanzimat Dönemi Roman Özellikleri » Duygusal ve acıklı konular tesadüfi aşklar ön plandadır. » Bireyi eğitme, toplumu düzeltme amacı güdülmüştür. » Gözleme yer verilmiş, gerçekçi bir bakış açısı sergilenmiştir. » Anadolu ihmal edilmiş, İstanbul ve çevresi Hangi gazete?Tanzimat Döneminde Çıkarılan Gazeteler ve ÖzellikleriTarihGazeteÇıkaran1831Takvim-i VakâyiResmî1840Ceride-i HavadisWilliam Churchill1850Vakayı-i TıbbiyeMesleki1860Tercüman-ı AhvalAgah EfendiTanzimat dönemi ilk gazete nedir?Türkiye'de basın hayatı 1831'de Takvimi Vekayi ile başlamıştır. Bu resmî bir gazetedir. Tanzimat döneminde çıkarılan gazetelerin adları ve tarihleri, Tanzimat döneminde çıkarılan gazetelerin adları ve özellikleri Tercüman-ı Ahval Bu gazete ilk özel gazete olarak bilinmektedir. 22 Ekim 1860’ta Türk sermayesiyle kurulan ilk gazete olan Tercüman-ı Ahval’in başında Şinasi Bey ve Agah Efendi bulunmaktaydı. Genel olarak Osmanlı Devleti’ni eleştiren bir tutum takınan gazete zaman zaman eleştirildi. Başlarda Osmanlı halkının Batıya göre geri kalmasının nedenlerine fazlasıyla değinen gazete daha sonra yayın anlayışını birazcık da olsa değiştirerek gazeteyi genişletti. Şinasi’nin Şair Evlenmesi gibi yazı dizileri de gazeteye katılmış oldu. Osmanlı Devleti’ni eleştirmekten vazgeçmeyen gazetede eğitim sistemini eleştiren ifadelerin yer almasından sonra gazete iki hafta süreyle kapatılarak tarihe ilk kapatılan gazete olarak da geçti. Tam olarak kapanması ise 11 Mart 1866’da gerçekleşti. Tasvir-i Efkar Tercüman-ı Ahval gazetesinin kurucularından olan İbrahim Şinasi, 2 sene sonra Tercüman-ı Ahval’den ayrılarak 28 Haziran 1862’de Tasvir-i Efkar adındaki bu gazeteyi çıkarmaya başladı. Noktalama işaretlerini ilk defa kullanan gazete haber, bilgi, kültür gibi alanlar üzerine haber yapmasının yanında iktidar ile ilgili yergilerde de bulundu. Kısa sayılabilecek bir süre içinde gazete severek okunmaya başlandı ve zamanının en çok satılan gazetesi olmayı başardı. Gazetenin başındaki Şinasi 1865 yılında ülkeden ayrılarak Fransa’ya gidince Namık Kemal gazeteyi devraldı ve o yönetmeye başladı. Ancak gazetede ayrılıklar bitmedi ve Namık Kemal de ülkeden ayrılınca gazeteye Yeni Tasvir- i Efkar olarak isim veren Ebüzziya Tevfik başa geçti. Gazete Birinci Dünya Savaşı sırasında pek çok riskler almış ancak yayıncılık anlayışından taviz vermemiştir. Savaş sırasında Enver Paşanın talimatlarıyla zaman zaman sansürlenmiş hatta kapatılmıştır. Tüm bunlara rağmen yayın yapmaya tekrar başladığında gazete riskleri göze almış ve Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki başarılarına oldukça geniş yer vermiştir. Bundan sonra da 4 defa daha kapatılan gazete, her seferinde yeni bir isim alarak yayınlanmaya devam edilmiştir. Son defa kapatılma kararı ise 1925’te İstiklal Mahkemesi’nden çıkmıştır. Ceride-i Askeriyye Adından da anlaşıldığı gibi Osmanlı’nın ilk resmi ordu gazetesi olarak 17 Ocak 1864’te yayına başlamıştır. Adından da beklendiği gibi gazete ordu ile ilgili haberler yapmakta, ordunun genel durumunu, yeni haberleri ele almaktaydı. Muhbir Siyasi ağırlıklı haberler yapan Muhbir gazetesi 2 Ocak-27 Mayıs 1867 tarihleri arasında yayınlanmıştır. Haftada 3 gün çıkarılan gazete Osmanlı Devleti hakimiyeti altındaki azınlıkları birlik beraberliğe çağırdı ve bütünleyici bir politikayı savundu. Girit, Mısır, Sırbistan gibi topraklardaki ayrılıkçı ve bağımsızlıkçı hareketleri hedef alan gazetenin baş yazarı Ali Suavi, padişahın hoşuna gitmeyebilecek haberleri nedeniyle bazı problemler yaşadı. Gazetenin en önemli temellerini Ali Suavi atmıştır ve gazeteyi bazı görüşler üzerine oturtmuştur. Meşrutiyeti ilk savunan gazete olması yönüyle ideolojik nitelikli olarak değerlendirilebilir. Suavi gazeteciliği halkı yükseltmek ve kültürü artırmak amacıyla yaptığını ifade etmiştir. Hürriyet Osmanlı Devleti’nden ayrılan Ziya Paşa ve Namık Kemal Londra’daki hayatlarında kafa kafaya vererek bu gazeteyi çıkarmışlardır. 1868-1870 yılları arasında yayınlanan gazete bu açıdan Avrupa’da yayınlanan Türk gazetesi olarak bilinmektedir. Gazetenin baş yazarı Namık Kemal’dir. Baş yazar olarak gazetede siyasi ağırlıklı olmak üzere kültürel konulara da eğilmiş, Türkçe’nin sadeleşmesini savunan yazılar yazmıştır. Osmanlı Devleti’nin gerileme sürecinin son bulması için kurtuluşun halkta olduğuna inanmıştır ve halkın desteği, eşitlik ve adalet ile toparlanılabileceği görüşündedir. İbret Gazete yayına başladığı 1870 yılından itibaren yayıncılık anlayışını ortaya koymuştur. Genelde gazete doğu ile batıyı karşılaştırmış ve medeni insanların neler yaptığını, nasıl bir hayat sürdüklerini anlatmayı tercih etmiştir. Bir süre sonra gazeteye Namık Kemal’in katılmasıyla toplumsal, siyasi, parasal konular ile ilgili görüşlere de gazetede yer verildi. Gazetenin yurt dışında satılması, Osmanlı Devleti’nin batıdaki kötü izlenimini düzeltmesi adına bir ümit olmuştu. Basiret Ali Efendi tarafından 1867’de çıkartılmasına rağmen iki sene sonra okuyucuyla buluşabilmiştir; çünkü Vaka-i Vakvakiye olmuştur. Genel olarak iç ve dış basından haberlere yer verilen gazete bu açıdan diğer gazetelerden ayrılır. 1870-71 yılları arasındaki Fransa-Prusya devletleri arasındaki savaşta Prusya’yı savunduğunu gösteren yazılar yayınlamıştır. Prusya’nın savaşı kazanmasıyla Ali Efendi’yi Almanya’ya davet etmiş ve devrin en gelişmiş baskı aleti ile teşekkür etmişlerdir. Ali Suavi’nin yazdığı bir yazı neticesinde Kudüs’e sürgüne gönderilmesi ile gazete yayına son vermiştir. Tanzimat Döneminde Çıkarılan Gazetelerin Adları ve Özellikleri Hakkında Yorumlarınızı Hemen Paylaşabilirsiniz. Bu dönemde edebiyatımıza giren yeni türlerin içinde diğerlerine nazaran gazeteciliğin önemi büyüktür. Çünkü; makale, fıkra, haber, röportaj, sohbet, mülakat, anı, gezi, şiir, inceleme vb. Pek çok türün gelişmesinde ve yaygınlaşmasında gazetenin payı büyüktür. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifade ettiği üzre “bu devirde gazete hemen tüm yeniliği idare eder.” Gazete, her gün bir toplumdan, bir sorun üzerinde fikir ve görüşe sahip ikinci bir toplum çıkarabilecek kudrette bir çözümleme ve birleştirme organıdır. Gazetenin diğer toplumlara göre bizde farklı bir yere sahiptir. Tanpınar’ın da dediği gibi “hiçbir yerde gazete bizdeki role benzer bir rol oynamamıştır. … bütün işaretler ondan gelir. Kalabalık onun etrafında kurulur. Okumayı o yazar. Mekteplerin uzak bir gelecek için hazırladığı ocağı o tutuşturur.” Gazete sayfaları her gün milyonlarca kişinin beraber toplanıp beraber düşündükleri, konuştukları bir toplantı meydanı gibidir. Demokratik toplumların hayatında en önemli rolü fikirler oynamaktadır. Fikir özgürlüğününün olduğu her yerde kişiler, çeşitli olanak ve araçlardan faydalanarak fikirlerini savunmak isterler. İşte bu araçların en önemlisi ve etkilisi gazetedir. Gazete dünyadaki bütün olup biten olayları günü gününe halka bildiren, haberleri kendi görüşü ile yorumlayan, ufkumuzu her türlü bilgiler vererek genişleten düşüncelerimizi aydınlığa götüren basılmış kağıtlar topluluğudur. Tanzimat gazeteciliği ise, halkın görüşünün yanı sıra edebiyatı da değiştirir. Bu gazeteleri okuyanlar, batıdaki yeni dünya görüşü ile dergilerin çıkışı gazetelerden sonra geldiği için edebiyatla ilgili ilk yazılar gazetelerde yaynlanır. TANZİMAT DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELER Tanzimat Döneminde Çıkarılan Gazeteler ve Özellikleri 1. Takvim-i Vakâyı Gazetesi 1831 Ve Özellikleri 2. Ceride-i Havadis Gazetesi 1840 Ve Özellikleri 3. Tercüman-ı Ahval Gazetesi 1860 Ve Özellikleri 4. Tasvir-i Efkâr Gazetesi 1862 Ve Özellikleri 5. Ayine-i Vatan Gazetesi 1866 Ve Özellikleri 6. Muhbir Gazetesi 1866 Ve Özellikleri 7. Terakki Gazetesi 1868 Ve Özellikleri 8. Mümeyyiz Gazetesi 1869 Ve Özellikleri 9. İbret Gazetesi 1870 Ve Özellikleri 10. Musavver Gazetesi 1872 Ve Özellikleri 11. Tercüman-ı Hakikat Gazetesi 1878 Ve Özellikleri 12. Mizan Gazetesi 1886 Ve Özellikleri 13. İkdam Gazetesi 1894 Ve Özellikleri 1-TAKVİM-İ VEKÂYİ 1831 Toplumlarda gazetenin iki önemli görevi vardır. İktidarın bildirdiklerini halka iletmek ve halkı siyasi güncel olaylar hakkında bilgilendirmek. 1826 yılında Yeniçeri Ocağını kaldıran ve devlet yönetiminde reform hareketlerine girişen II. Mahmut’un bu gelişmelere paralel olarak 1831 de Takvim-i Vekayinin Osmanlıca ilk resmi gazete sıfatı ile çıkması tesadüf olamaz. 1830 yıllar iktidarı merkezleştirmeyi amaçladığı bir dönemdir. Padişah, reformlarının gerçekleşmesinde siyasi basın gücünün farkındadır. Yurt içinde kamoyu oluşturmayı hedeflediği kadar imparatorluktaki reform ve değişileri batı dünyasına duyurma arzusu içinde Arapça, Ermenice,Farsça, Fransızca, ve Rumca baskılarıda yayımlanmıştır. Ayrıca Mısır da Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın teşebbüsü ile 1831 de Takvim-i Mısriyye yayımlanmıştır. Osmanlı Devletine karşı etkin bir propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Takvim-i Vakayi haftalık olarak yayınlanan bir gazetedir. Resmi ilanların yanı sıra iç ve dış gelişmelere ilişkin haberler yer almaktaydı. Resmi bir gazete olmasından dolayı makale içerikleri devletin görüşleri doğrultusundaydı. 1860’tan sonra sadece resmi duyurular ve kabul edilen yasa metinleri yayınlanır oldu. devrinin büyük bir kısmında yayınlanmasına karşın, 1878 yılından 1891 yılına kadar yayınlanmadı. 1892 de yeniden yayın hayatı durdu. 1908 de Jön Türk İhtilali sırasında yenıden yayınlandı. Türkiye Cumhuriyeti döneminde onun yerini Resmi Gazete almıştır. 2-CERİDE-İ HAVADİS 1840 Ceride-İ Havadis, Türk basın tarihinin ilk özel türkçe gazetesi olarak kabul edilir ancak devletten yardım alması yarı resmi bir yapı doğurmuştur. William Churchill adında bir ingiliz tarafından 1840 yılında çıkarılmaya başlanmıştır. sadece haber içerikli olan gazete ilk yayınlandığı günlerde hiç ilgi görmemiş, ilk üç sayı bedava dağıtılmıştır. gazete haftalık olarak çıkarılmaya başlanmış ardından on günde bir çıkarılması kararlaştırılmıştır. ardından William Churchill siyasi nüfuz kullanarak devletten ayda 2500 kuruşluk yardım almayı başarmıştır. Gazetede, dış ülkelerden muhabirleri vasıtasıyla dış haberlere yer verilmiştir. bu özelliği nedeniyle gazete seçkin zümre tarafından takip edilmiştir. gazeteye iskenderiye’den haber gönderen bir muhabir Türk basın tarihinin ilk muhabiri sayılmaktadır. Gazetenin diğer bir özelliği ilanlara yer vermesidir. ilk ölüm ilanları bu gazetede yer almıştır. 1854 Kırım savaşına, gazete savaş muhabirlerini göndermiştir, gazete 1864 yılında 1212 sayıyı geride bırakarak kapanmıştır. 3- TERCÜMAN-I AHVAL 1860 Tercüman-ı Ahvâl, İstanbul’da 1860-1866 arasında yayımlanan ilk özel Türkçe gazetedir. Bu gazete hem gazetecilik hem de edebiyat yönünden tam bir dönüm noktası olmuştur. Sosyal ve siyasal olayların yoğunluk arzettiği halk tarafından merak ve heyecanla izlenen olaylar bu gazetede övgü gazetesi değil , düşünceve tartışma gazetesi olmuş,fertlerin düşünce ve kanatlarını açığa vurulmasına katkı sağlamış, imtiyazlı baş yazı geleneği ilk bu gazetede başlamış, tefrika ve tartışmalar, haberi ön plana çıkaran araştırmalar, eğitim sisteminin aksaklıkları ve siyasi elaştiri örnekleri yine ilk bu gazetede yer almıştır. 22 Ekim 1860’ta Agah Efendi tarafından çıkarıldı. Önceleri pazar günleri çıkan gazete 22 Nisan 1861’deki 25. sayısıyla birlikte haftada üç gün yayımlanmaya başladı. Gazete zamanla Ceride-i Havadis gazetesiyle rekabet edebilmek için yayınını beş güne çıkardı. Bahçekapı’da bir matbaada basılan gazete, matbaanın altındaki bir tütüncü dükkanından satılıyordu. Şinasi, Ahmed Vefik Paşa, Ziya Paşa, Refik Bey’in sık sık bu gazetede yazıları yer aldı. Bu yazılarda Osmanlı toplumunun geri kalma nedenleri ve ülkede olup bitenler edebi eserlerin de yayımlandığı gazetede, batılı anlamda ilk Türkçe oyun olan Şinasi’nin Şair Evlenmesi de 1860 dizi olarak yayınlamıştı. Gazete, Ziya Paşa’nın kaleme aldığı sanılan ve eğitim sistemine sert eleştirilerde bulunan bir yazı yüzünden Mayıs 1861’de iki hafta süreyle kapatıldı. Bu olay Türk basınında yayın durdurmanın ilk örneği oldu. 792 sayı yayımlanan Tercüman-ı Ahval 11 Mart 1866’da yayınına son verdi. NOT Mukaddemesi ilk makale özelliği taşır. 4- TASVİR-İ EFKÂR 1862 Tercüman-ı Ahvalin açtığı yolda çok emek ve titizlikle yayın hayatına giren, daha ileri bir adam atan Tasvir-i Efkar olmuştur. Şinasi’nin kalemiyle özgürlük düşüncesini yayması bakımından bu gazetenin Türk basın tarihinde çok önemli bir yeri vardır. O dönemin en özlü ve kültürlü yazıları onun kaleminden çıkmıştır. İlk sayıdaki giriş bölümünde gazetenin amacının haber ulaştırmak, halkın kendi yaraları düşünmeyi, kendi sorunları üzerinde durmayı, öğretmek olduğu belirtilmiş bulunmaktadır. padişahın tahta çıkış ve doğum günlerinde övgüler koymayı reddeden Şinasi parlamenter sistemi savunmuş, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Basınından çeviriler yayınlanmıştır. Şinasi’ye göre gazete bilimin ve eğitimin gelişmesi sorunları ele alacak ve halkın anlayacağı dille yayınlanacaktır. bu amaçla yayın ve eğitimle ilgili haberlere önem vermiş, hatta bunlarla ilgili ilanları parasız Efkar haftada iki gün çıkıyordu. Gazete iç ve dış haberler için ayrı ayrı sütunlar ayırmış ve bunlar ”Havadis-i Dahiliye” ve ”Havadis-i Hariciye” diye süslü başlıklarla verilmiştir. Şinasi, kamuoyu, düşünce özgürlüğü gibi konularda uyarıcı başyazılar yazıyordu. Gazeteyi üç yıla yakın bir süre Şinasi sıralarda bir arkadaşının tutuklanmasından tedirgin olan Şinasi, 1865 İlk baharında Paris’e Mustafa Paşanın kendisini bu yolda desteklemiş olduğu öne sürülür. Şinasi’nin ayrılışından sonra gazetenin başına Namık Kemal’in geçtiğini görüyoruz. Şinasi’nin etkisi altında kalan Namık Kemal daha 25 yaşında iken başyazı yazmaya başladı. Yazılarında özgürlük konularına değiniyor ve aydın çevrelerde geniş yankılar uyandırıyordu. 1867de çıkan ”Şark meşalesi ” başlıklı bir yazı dizisi üzerine Namık Kemal’in gazeteciliği yasak değildi. Bunun üzerine Namık Kemal de Avrupa ya kaçtı ve gazetenin yönetimi Recaizade Mahmut Ekrem’e kaldı. . Tasvir-i Efkar 835 sayı Efkarın eğitim ve edebiyat alanlarında yepyeni bir yaklaşım oluşturduğu da kabul edilir. Halk dilini ön plana çıkarması, sade anlatım ve keskin fikirli stili, gazetesine izin için yaptığı başvurusundaki olabildiğince Türkçe anlatım ilgisine sadık kaldığını gösterir. Okuyucu mektuplarına ve fikirlerine sütunlarını açmıştır. Arap harfleriyle dizgiyi kolaylaştırmak için dizgi kasasındaki harf sayısını 112 ye indirmiştir. 5-AYİNE-İ VATAN 1866 Ayine-i Vatan,Eğribozlu Mehmed Arif Bey’in gazetesi 1866’da resimli gazetedir. Kapatıldıktan sonra İstanbul adıyla yeniden çıkmıştır. 6- MUHBİR GAZETESİ 1866 Kurucusu Ali Suavi’dir..Hükümeti sert bir dille eleştirdiğindinden gazete kapanmıştır. Yurt dışında çıkan bu muhalif basının ekseriyeti Türkçe olmakla birlikte; Fransızca, Arapça, Almanca, İngilizce ve hatta İbranice olarak yayın yapıyordu. Bu gazetelerin en eskisi, Ali Süavi’nin Avrupa’ya kaçmasından sonra Londra’da yayınlamaya başladığı Muhbir’dir. Fransızca ve İngilizce ekler de veren Muhbir, Mustafa Fazıl Paşanın maddi desteğiyle 1867-1868 yıllarında 50 sayı kadar yayınlandı. Muhbir’den sonra Yeni Osmanlıların yayın organı olan Hürriyet, Ziya Paşa ve Namık Kemal tarafından 1868-1869 yıllarında Londra’da seksen dokuz sayı çıkarıldı. Ali Süavi’nin, Sadrazam Ali Paşa hakkındaki bir yazısı üzerine, İngiltere adliyesi tarafından takibata uğrayınca, 1870 yılında Cenevre’de Ziya Paşa tarafından on bir sayı olarak çıkarıldı. Altmış üçüncü sayıdan itibaren Namık Kemal gazeteden ayrıldı ve 1869’da yurda döndü. Ziya Paşa ise 1871’de döndü. Ali Süavi, Mustafa Fazıl Paşanın verdiği para ile Paris’te Ulum adlı bir gazete çıkarmaya başladı. İnkılap fikirlerini yayan ilk gazetedir. 7-TERAKKİ GAZETESİ 1868 Terakki, 1868’de Ali Raşid ve Filip Efendi’lerin çıkarttığı gazetenin bir hususiyeti haftada bir kadınlara mahsus bir gazete çıkarmasıdır. Yine haftalık mizah nüshası da vardır. 8-MÜMEYYİZ GAZETESİ 1869 Mümeyyiz,1869’da çıkan gazetenin sahibi Sıtkı Efendi’dir. En büyük meziyeti çocuklar ait bir nüshasının içi 5 gün yayımlanan bir gazete idi. İlk sayısı Çarşamba’ya denk düşmesine rağmen geri kalan baskıları gazetenin Cuma günkü baskılarının yanında ve aynı ismi, Mümeyyiz ismini taşıyan, yanında ise “çocuklar için gazetedir” yazısı bulunan bir ilave olarak Mümeyyiz, dönemin Süpyan Mektepleri’nde ilkokul verilen eğitime ek olarak çocuklara, daha çağdaş daha Batılı eğitimle destek vermeyi ve bu yolla uzun vadede de olsa Türk toplumunun daha eğitimli ve daha çağdaş bir konuma gelmesi hatta Batılı ülkelere karşı yitirdiği eski itibarını ve gücünü yakalaması için çözüm üretmeyi hedeflemişti. 9-İBRET GAZETESİ 1870 1870 yılında yayın hayatı başlayan gazetenin adı iki yıllık çalkantılı bir dönem geçirdikten sonra Ahmet Mithat Efendi tarafından “kiralanır” ve 1872’den başlayarak Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik gibi ünlü adların bulunduğu kadrosuyla çıkmaya başlar. Başyazarı Namık Kemal’dir. Özellikle Namık Kemal’in yazıları nedeniyle ilgi gören gazete, yine Namık kemal yüzünden 1873’de kapatılır. Sebebi de yazarın “Vatan Yahut Silistire” adlı oyunudur. Oyunu beğenen ve tezahüratlarla İbret gazetesi önünde toplanan halkın heyecanı Osmanlı Sarayını ayağa kaldırınca gazete 1873 yılı Nisan ayında kapatılır. Ebüzziye Tevfik ile Ahmet Mithat Efendi Rodos adasına gönderilir. Gazete ancak 132 sayı yayınlanabilmiştir. Namık Kemal bu gazetede, özgürlükçü fikirleri savunmuş, basının işlevlerini ve önemini vurgulamıştır. 10-MUSAVVER GAZETESİ 1872 Musavver,1872’de çıktı. En önemli özelliği tercümelere yer vermesi ve Fotoğraflı olarak yayımlanan ilk gazete olmasıdır. 11-TERCÜMAN-I HAKİKAT 1878 II. Abdülhamid döneminde yayımlanan en önemli gazete,1878’de çıkmaya başlayan Tercüman-ı Hakikat Gazetesi, Ahmed Mithad Efendinin başarılı kalemi ile ve hükumeti tenkid etmeyen büyüklere şantaj, sansasyon özelliğinde olmayan ciddi haberciliğiyle bu devrin en uzun ömürlü ve itibarlı gazetesi oldu. Daha sonraki senelerde Ahmet Midhat Efendinin damadı Muallim Naci’nin idare ettiği bir edebi ilave verdi. Bu son derece ciddi ve terbiyevi bir edebiyat mecmuasıydı. Çocuklar için haftalık ilaveler verdi. Bu gazetede telif romanlar tefrika edildiği gibi, batı klasikleri de veriliyordu. Midhat Efendi bu arada 150’den fazla roman ve ilmi kitap yayınladı. Kitaplar, çekici ve akılcı bir üsluba sahib olduğundan, okutucu ve öğreticiydi. On dört ciltlik Avrupa Tarihi, üç ciltlik Dünya Tarihi serileri, o devirde halk tarafından merakla okundu. Ayrıca, Tercüman-ı Hakikat gazetesi tarafından açılan yardım kampanyası Osmanlı hükûmetinin yaptığı yardımların paralelinde olarak, İstanbul’da yayımlanan ve Ertuğrul’un battığını ilk kez Bahriye bakanı da dahil kamuoyuna duyuran Tercüman-ı Hakikat gazetesi tarafından da şehit ailelerine ve yetimlerine yardım toplanmaya başlanmıştı. Bu gazete gericiliğe ve tutuculuğa savaş açmıştır. Daha sonraları Ağaoğlu Ahmet’inde sert yazılar yazdığı gazete , devamlı suretle ittihatçılarla yapılan tartışmaların yayın aracı olmuştur. Balkan Harbi’nden sonra Ahmet Mithat’ın ölümü üzerine gazete Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar yayınlarını sürdütmüş daha sonra kapanmıştır. 12-MİZAN GAZETESİ 1886 Mizan Gazetesi 21 Ağustos 1886’da haftalık mizan gazetesi çıkarılmıştır. bu gazeteyi Mizancı Murat adıyla anılan Murat bey çıkarmıştır. Gazetede iç ve dış politika konularına , ekonomi eğitim , maliye ile ilgili çeşili problemlerin çözümüne yer Gazetesi 1897’de kapatılmıştır. Not tasvir-i Efkar, Tercüman-ı Hakikat, Mizan gazeteleri halkın okuma alışkanlığının artmasında etkili olmuşlardır. 13-İKDAM GAZETESİ 1894 Ahmet Cevdet tarafından İstanbul’da çıkarılan günlük gazete. Yazarları Bâbanzade İsmail Hakkı, Abdullah Zühtü, Ahmet Rasim idi. 24 Temmuz günü Hüseyin Cahit’te onlara katılmıştır. Abdülhamid döneminde birkaç defa kapatılmıştır. Ahmed Cevdet Oran kurduğu bu gazeteyi “siyasi Türk Gazetesi” olarak nitelemiştir. Sonuç olarak baktığımızda, Tanzimat ile birlikte Batı ya ait pek çok edebi tür edebiyatımıza başarıyla uyarlanmıştır. Günümüzdeki yayınlanan pek çok yayın çeşidinin temelleri bu dönemde atılmıştır. Yukarıda belirtilen gazetenin dışında pek çok gazete bu dönemde yayınlanmış halkı bilgilendirme görevini başarıyla yapmıştır. Bu dönemde dikkat çeken bir başka önemli konu 1860 ta Türk basınının devlet ve hükümete karşı tavır alması,diğer dillerde yayınlanan gazetelerinde devletin birlik ve bütünlüğünü bozucu yayınlar yapması üzerine devlet bazı tedbirler almıştır. 1864 te Matbuat Nizamnamesi düzenlenmiştir. Nizamname ile daha önce kurulmuş olan Babıali Tercüme odası, Matbuat müdürlüğü gibi kurumlara yeni görevler veriliyordu. Bunlar; siyasi nitelikteki yayınlara ruhsat vermek, yayınların içeriğini kontrol etmek, gazetelere verilecek resmi ilanları düzenlemek, Avrupa’da ülke aleyhi yayınlar yapan mecmuaların ülke içine girmesine engel olmak,aykırı davrananlara para ve hapis cezası uygulamak. Böylece devlet başta padişah ve diğer mensuplarını koruma altına almış oluyordu. Bu durum 1909 a kadar devam etmiştir. » “Tanzimat Edebiyatı“ sayfasına dön! Yorum Yap! Yazı Ayrıntıları... Yazdır! Bu Yazıyı Paylaşın!

tanzimat dönemi gazeteleri ve özellikleri