cnNmUSX. TEKERLEĞİN İCADI Tabiatta hiç bir örneğine rastlanmadığı halde, bize son derece doğal gelen ve modern tekniğin ekseni olacak kadar önemli bir icadı, tekerleği de Güneybatı Asya'ya borçluyuz. Elimize, tekerleğin hangi tarihte icat edildiğini gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra'da, yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de Ur'da, yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier'nin ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı'ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy'ye göre; tekerleğin atası, tomar denilen silindir biçiminde durulmuş kağıt ya da deridir. Bu gelişmeyi kazılar da doğrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır. Tekerleğin icadını hemen arabanın izlediği kesindir. Bir çift tekerleği dingille birleştirmek ve buna demirsiz bir saban oturtmak işten bile değildir. Gerçekten de, yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki tekerleğin arasına konmuş bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk gelişerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti. Bu araca ilkin hangi hayvan koşulmuştu? Fransız arkeologu Georges Contenau'ya göre, yaban eşeği. O dönemde, bu bölgede at bilinmiyordu ve henüz sözünü etmediğimiz Türkler atı ehlileştirmişlerdir. Ortaçağda önemli bir rol oynayacak olan bu ulus. Orta Asya, Doğu Sibirya ve Mançurya'da yaşamaktaydı. Henüz Yontma Taş Çağı'nda yaşayan bu göçebe halkın hayatı, Babil ve Mısır uygarlığının tam karşıtıydı. Ama onların buz gibi ve dümdüz steplerde uzanan ülkeleri. Yakın Doğu'nun güneşli ve serin vahasının da karşıtı değil miydi? Asyalı göçebe halkın hayatı, her çeşit yiyeceğe alışan bu yorulmaz hayvanın, atın sırtında geçiyordu. Onu gem'e alıştıran Türklerin Güneybatı Asya'ya akınları sonucunda, bu bölgede atı tanıdı, ilk uygarlıklar, insanlığın bu en soylu buluşunu, paha biçilmez armağanını onlardan aldılar. Koşum kayışlarıyla arabaya bağlanan atla birlikte ilk savaş aracı da doğmuş oldu. Antik dünya, arabayı ve atları bu korkunç görünümüyle ilk defa tanıyordu. Sonra yılında Mezopotamya'da görülen araba, giderek Sami ırkından Hiksosların akınıyla Mısır'a girince, Firavun'un ordusunda, 1917'de ilk müttefik tanklarının Alman askerleri üzerinde yarattığı paniğe benzer bir korku yarattı. Mısırlılar hayvan gücü olarak henüz öküz ve eşekten yararlanıyorlardı. Ancak tecrübeden çabuk ders almayı bildiler. istilâcıları ülkeden atar atmaz bu yeni savaş aracını kullanmaya başladılar. Öyle ki. Mısır tarihinin en parlak dönemi olan Yeni İmparatorluk'tan kalan belgeler, Firavun'u gelecek kuşaklara savaş arabasının üstünde, bir eliyle dizginleri tutar, ötekiyle de düşmanı yere serer biçimde gösterebilmiştir. Bunu izleyen on yüzyıl boyunca, araba, savaş alanlarında fetih aracı olarak hizmet etti. Asurlular, yıllarında bir sürücünün kullandığı, iki savaşçıyı çeken çift at koşulmuş arabaları sayesinde dünyaya egemen oldular. Asur'un ünlü kralları Surgon ve Assurbanipal birçok şehirleri, güçlü savaş makineleri halini alan arabalarıyla kuşattılar. Bu arabaların, tekerlekleri üzerine oturtulmuş ağır koçbaşlarıyla şehir kapılarına saldırdılar; savaşçılar kalkanlarının arkasına saklanarak kale duvarlarının üstüne yürüdüler. Ancak bu ağır "topçu gücü"nün yanı sıra yeni bir silahlı birlik daha meydana getirmişlerdi Atlılar. Bir halı parçasının üzerinde oturan bu eyersiz ve üzengisiz Asur atlıları, İskender’in fetihlerine yol açan öncüler oldular. Alıntıdır.. Soru20. Tekerleğin bulunması, insanlığın dönüm noktalarından biridir. Geliştirilen ulaşım araçları ile insanlar önce farklı köylere,20. Tekerleğin bulunması, insanlığın dönüm noktalarından biridir. Geliştirilen ulaşım araçları ile insanlar önce farklı köylere, kasabalara daha sonra farklı şehirlere yolculuk yapmaya başlamıştır. Bu durum gün geçtikçe daha önemli bir hâle gelmiş ve günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Bayram tatilinde günlere göre Ankara'dan çeşitli illere düzen- lenen otobüs sefer sayıları ile ilgili aşağıdaki sütun grafiği verilmiştir. Sefer Sayısı 5 - Pazartesi 16 15 14 13 12 11 10 9 8 7 6- 5 4 3 2 1 Salt Çarşamba ONWA Aksaray Balıkesir iller Çankırı Denizli 9 o Bu grafikte verilen bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A Ankara'dan Aksaray'a düzenlenen otobüs seferi sayısı her gün artmıştır. B Ankara'dan Balıkesir'e 3 gün boyunca toplam 36 otobüs seferi düzenlenmiştir. C Ankara'dan Çankırı'ya en fazla salı günü otobüs seferi düzenlenmiştir. D Ankara'dan Denizli'ye en az çarşamba günü sefer düzenlenmiştir. uçak, helikopter, insansız hava aracı, Balon, zeplin, planör ve yelken kanat gibi çok geniş bir yelpazedeki tüm uçabilen araçlar hava aracı yolu aracını kim kullanıyor?Hava yolu taşıtlarını kullanan kişiler pilot olarak isimlendirilmektedir. Balon ve zeplin gibi araçlar da hava yolu aracı kategorisine hava araçları kaça ayrılır?İHA'lar iki sınıfa ayrılırlar uzaktan kumanda edilerek uçanlar 1, kendiliğinden belli bir uçuş planı üzerinden otomatik olarak hareket edebilenler 2. Keşif amaçlı üretilen İHA'lar günümüzde birçok saldırı görevinde de hafif motorsuz hava aracı nedir?BALON. Balon batmazlık prensibinden yararlanarak havada tutunabilen motorsuz havadan hafif hava yolunda hangi araçlar gider?uçak, helikopter, insansız hava aracı, Balon, zeplin, planör ve yelken kanat gibi çok geniş bir yelpazedeki tüm uçabilen araçlar hava aracı ilk ulaşım aracı nedir?Tekerleğin icadından sonra insanlar, tekerleğin kullanıldığı araçlar tasarlamışlardır. İki tekerleği olan, genelde öküz, eşek, at gibi hayvanların çektiği kağnılar eskiden kullanılan ilk ulaşım hava aracları nelerdir?İHA, drone ve ya insansız hava aracı olarak bilinir. Modern savaşlarda kullanılan bu tür uçakların ana hedefi keşif ve ya saldırı olarak bilinmektedir. Uzaktan kumanda ile yönlendirilen İHA'lar ön tanımlı bir uçuş planına sahip olurlar. Ayrıca bazı İHA çeşitleri ise otomatik uçuş hava araçları isimleri nelerdir?Türk modelleriAselsan Arı AŞ Kırlangıç, kısa menzil İHA 1997-1999 with FLIR combi AŞ Doğan, uzun menzil taktik İHA 1997-1999 with FLIR combi Güventürk MiniSE Savunma Albatross VTOL Arı Mini – Efe I Mini – Efe II Micro – 2008. Tekerlek bir eksen etrafında dönen, merkezden dışa doğru parmaklıklı yapıda, genellikle taşımacılıkta kullanılan çember şeklinde bir araçtır. Çalışma prensibi son derece basit olan tekerleğin dönmesi için, yüzeyle temas etmesini sağlayacak bir dış kuvvete ve yer çekimine ihtiyaç vardır. Tekerleğin icadı hakkındaki bilgiler siz değerli okuyucularımız için paylaşılmıştır. Tekerlek, icadı milattan önceki yıllara dayanan oldukça önemli bir araçtır. Bu süreç içinde sıklıkla savaşlarda araç olarak kullanılmış ve savaşların kaderini değiştirmiştir. Önceleri iki tekerlek olan araçlar sonraları dörde çıkmış ama hala tamamlanamamıştır. Bu dönemlerde ön tekerlekler hareket etmez biçimdedir. Zaman içerisinde akıl edilerek atlarla bağ kurulmuş ve atların hareketleriyle tekerleklerin hareket etmesi sağlanmıştır. Tekerleğin bu şekilde kullanıldığı at arabaları ilk arabalardır denebilir. Bu arabalar Mısır’ın, Asur toplumunun kaderini değiştirmiştir. Günümüzde kullanılan tekerleklerin çeşit çeşit olması gerçekten büyük bir kolaylıktır. Önceleri insanlar zor şartlarda tekerler üretip kullanırken; onların sayelerinde icat edilmiş tekerleğin günümüzde birçok çeşidi bulunabilmektedir. Tarihimizin kıymetini bilmek tam olarak bu gibi nedenlerle önemlidir. Günümüzde kullandığımız birçok aracın ve malzemenin keşfinin temelleri geçmiş dönemlerde atılmıştır. Tekerlek ya da teker olarak bilinen araç; daire, çember biçiminde, belirli bir eksen etrafında dönen ve sıklıkla taşımacılık alanında kullanılan bir araçtır. Tek parça şeklinde ya da merkezden dışa doğru parmaklı modelleri de vardır. Çalışma prensibi ise; oldukça basittir. Bir dingil, dönme hareketi sayesinde sürtünme kuvvetini yener. Tekerleğin dönebilmesi için yer çekimine, yüzeyle temas sağlayacak dış kuvvetlere ihtiyacı vardır. Tekerlek Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu? Tekerleğin bulunmasında Amerikalı başarılı arkeolog Speiser etkili olmuştur. Gawra civarında 3000 yıllarına ait tekerleği araştırmalar esnasında bulmuştur. İngiliz kökenli olan arkeolog Woolley ise; Ur’da 2950 yıllarından kalan bir mezar üzerinde çalışırken tekerlek çıkartmıştır. Eski tarihlerde nasıl bir ihtiyaç tekerleği icat etmeye neden olmuştur bilinmemektedir. Frugier’in varsayımlarına göre Yontma Taş Çağı’nın başlangıcından itibaren insanlar taşıma aracı ihtiyacı duymuştur. Bu soruna çareler düşünülürken, kesilen bir ağacın yuvarlandığını fark etmişler ve iki ağaç kütüğünü bir araya getirerek, yüklerinin bunun üzerine koymayı akıl etmişlerdir. Tekerleğin Tarihçesi Tarihçilerden İngiliz Maccurdy’ye göre tekerleğin temeli, tomar adı verilen silindir halde hazırlanmış kâğıt veya deri malzemelerdir. Bu fikri, yapılan kazı çalışmaları doğrulamıştır. Kazılar sonucunda Sümerlere ait olan, 3000 yılından öncesinden kalan kızaklar ve arabalar elde edilmiştir. Tekerleğin icadının hemen ardından muhtemelen arabalar icat edilmiştir. İki tekerleği, dingil ile bileştirmek ve demir olmadan bunu başarmak gerçekten önemli bir iştir ama yapılan kazı çalışmalarında rastlanan arabalar tam olarak böyledir. Eski insanlar, zor şartlarda ve malzeme sıkıntıyla bile arabaları icat etmeyi başarmıştır. Eski araçlarda sürücüler, ata binermiş şeklinde iki tekerlek üzerine konan bir eyer üzerine oturmaktaydı. Bu taslak hızla geliştirildi ve iki tekerli araçtan dört tekerlekleri araçlar gelişti. Ancak bu dönemde tekerleklerin ön tarafta olanları sabit durmaktaydı. Zaman içerisinde arabaları kayışlar sayesinde atlara bağladılar ve bu şekilde kullandılar. Arabaların beygir gücü ile tabir edilen durumunun da buradan geldiği düşünülmektedir. Beygir gücü nedir? 2000 yılında Mezopotamya topraklarında görülen atlı arabalar, ilerleyerek Sami ırkından olan Hiksosların etkisi ile Mısır’a girmiştir. Böylece Firavun ordusunda, 1917 yılındaki ilk müttefik tankların Almanlar üzerinde meydana getirdiği korkuya ve paniğe benzer bir durum yaşanmıştır. Mısırlılar hayvan gücü olarak o sıralar öküz ve eşekten faydalanırlarken; başlarına gelen durumdan hızlıca ders çıkartmayı da biliyorlardı. İstilacı askerleri Mısır’dan çıkartır çıkartmaz, öğrendikleri savaş aracını kullanmaya başladılar. O kadar benimsemişlerdir ki Mısır tarihinin en parlak dönemlerinden kalan belgeler, Firavun’u savaş arabası üzerinde, tek eliyle dizginleri tutarken diğer eliyle düşmanın hakkından gelir şekilde göstermiştir. Bu durumu izleyen on yüzyıl süresince arabalar, savaş alanlarında fetih etmek amacına hizmet etmişlerdir. Asurlular, 1000 yılında sürücünün kullandığı ve iki savaşçıyı çeken çift at ile hazırlanmış arabaları sayesinde dünyaya egemen olmuşlardır. Asur kralı Surgon, birçok şehri, güçlü savaş araçları haline gelen arabalarla kuşatmış ve fethetmiştir. Bu arabaların tekerlek üzerine oturtulmuş, ağır silahlarla şehir kapılarına saldırılar yapılmış ve başarıyla çıkılmıştır. Savaşçılar kalkanların ardına saklanırken aynı zamanda kale duvarlarının üzerine yürüyebilmiştir. Daha çok savaş döneminde faydası görülen tekerlek, sonraki süreçte hemen her taşıma aracında kullanılmış bir araçtır. Kısacası tekerler dünyanın kaderini değiştirmiş ve tüm dengeleri yerinden oynatmıştır denebilir. Tekerlek bulunmasaydı savaşlar farklı gelişebilir ve galip olanlar farklı olabilirdi. Eski dönemlerde bu şekilde üretilen ve kullanılan tekerleğin günümüzde kullanılan tekerleğin oluşturulmasında etkisi ise tartışılmaz. Kaynak

tekerleğin icadından sonra insanların hayatında neler değişmiştir